Yeni ekonomi programında yer alan reformlar kapsamında kamu bankaları kontrolünde bulunan sigorta şirketleri Türkiye Varlık Fonu (TVF) çatısı altında birleştiriliyor. Önümüzdeki yılın mart ayına kadar tamamlanması planlanan birleşme ile öncelikle hedeflenen ölçek ekonomisine ulaşmak ve bu sayede sigorta sektöründeki pastayı büyütmek.

Birleşmedeki Kamu Sigorta Şirketleri Proje Liderleri olan Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Zafer Sönmez ve Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli ile Türkiye Varlık Fonu Yatırımlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Çağatay Abraş, dün akşam birleşmeyle ilgili detayları paylaşmak ve kamuoyunu bilgilendirmek üzere medya mensupları ile bir araya geldi.

Toplantıda konuşan Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Zafer Sönmez, Türkiye’de ölçek ekonomisinin yaratılması gerektiğini belirterek, “Gayrisafi yurtiçi hasıla büyüklüğünde dünyada 19. sırada yer alan Türkiye, prim üretiminde ise 39. ülke konumundadır. Dünyada 2018 yılında kişi başına düşen yıllık ortalama sigorta prim üretimi 682 dolar seviyesindeyken, gelişmiş pazarlarda bu değer 3.737 dolar, Türkiye’de ise 127 dolar düzeyindedir. Müthiş bir fark var. Türkiye prim üretiminde ilk 88 ülke arasında 65’inci sırada. Sigorta sektöründe bu birleşme ile hedeflenen ölçek ekonomisi aslında diğer oyuncular için bir tehdit değil. Tam tersi bütün pastayı büyütmek için önemli bir gelişme” diye konuştu.

Sigorta şirketlerinin verimliliği ve etkinliği artacak

Yeni ekonomik planda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı Cumhurbaşkanlığı’nın yıllık kalkınma planında sigorta sektörü ile ilgili politika ve tedbirlerin yer aldığına da dikkat çeken Sönmez, “Bu tedbirler detay bazında yer alıyor. Bunun bir ayağı da bağımsız bir SEDDK’nın kurulması. Bir diğer tedbir ise reasürans kapasitesinin arttırılması ve Türkiye’deki şirketlerin sigorta anlamında daha fazla kapasite yaratması. Kamu sigorta şirketlerinin çoğunluğunun sahibi kamu bankaları. Bankaların yanında banka dışı finansal kurumların da büyütülerek finansal piyasaların daha da derinleşmesine katkıda bulunulacaktır” dedi.

Konsolidasyonun kamudan başlaması lazım

Varlık Fonu için sigortacılığın neden önemli olduğunu da açıklayan Sönmez, şunları söyledi: “Sigortaya baktığınızda öncelikle piyasaların derinleşmesi için önemli. İkincisi ise Türkiye’de tasarruf yok değil. Ama nakit bazlı tasarrufumuz az. Bunun artması gerekiyor. Bu da bir derinlik sağlayacaktır. Damlaya damlaya göl olur. Gerçekten sigorta sektörü açısından bu damlaya damlaya gölün denize, denizin de okyanusa dönüştüğü bir yapıya gitmemiz gerekiyor. Sigorta sektörüne bir kapasite koymamız lazım. Kamudan başlayan bir konsolidasyon hikayesi oluşturmamız lazım. Bu da pazarı büyütecek. Bugün sigorta sektöründe pazarın yaklaşık yüzde 50’sini oluşturan şirketlerin her birinin pazar payı yüzde 1’den düşük. Oyuncuların pazar paylarının büyümesi ve bir ölçek ekonomisi yaratmamız lazım. Ölçek büyüdüğü zaman bu sefer pazar büyüyecek ve ürün gamı artacak. Bütün olarak ise sektörde dinamizm gelecek ve derinlik gelecek.”

Şirketler ürün gamlarında birbirini tamamlıyor

Birleşecek üç elementer şirketin segment anlamında birbirlerini tamamladığına dikkat çeken Atilla Benli ise şunları söyledi: “Hizmet verilen segmentler aslında birbirini tamamlıyor. Ziraat, Halk ve Güneş’i düşündüğünüz zaman hepsinin ayrı ayrı uzmanlıkları olduğunu görüyoruz; tarım sigortaları, kobi ve kurumsal sigortalarda uzmanlıkları alanları var. Birleşmiş bu yapı ile şirketlerin gizli kalmış potansiyelleri de ortaya çıkacak. Hükümetimizin de sektörden beklediği bazı öncü ürünler var. Kefalet, bina tamamlama ve alacak sigortası gibi. Bunlarda ilerlemek için ölçek ekonomisi ile daha hızlı atılımlar atmak mümkün. Birleşme ile oluşacak güçlü kamu şirketi bu öncü ürünleri daha rahat verebilecek” dedi.

Bu birleşme ile birinci çeyrekte 3 bin 700 banka şubesine ulaşacak bir sigorta şirketinden bahsettiklerinin altını çizen Benli, “Şirket üç bankayı da eşit mesafede kullanacak. Bunun yanında yaklaşık 3 bin acenteden bahsediyoruz. Bu yapısıyla büyümeye çok aday bir şirketten söz ediyoruz. Hızlı bir şekilde bu pazarı nasıl büyüteceğiz, bu konuya odaklanacağız. 1 çeyrek itibariyle bütün dağıtım kanallarında hızlıca büyüyeceğiz” diye konuştu.

Daha çok acenteye ihtiyacımız olacak

Benli, sektörün önemli iş ortağı olan acentelere de şu önerilerde bulundu: “Acentelerimizin kendilerini gelişen ve değişen ekonomik iklime ve müşteri ihtiyaçlarına göre geliştirmesi ve yeni ürünleri sunmaları gerekiyor. Bunun içinde güçlü sigorta şirketlerine ihtiyaçları var. Sigorta şirketleri ne kadar yetkin, etkili ve güçlü olursa acentelerde o kadar güçlü olurlar. Acenteler topluma erişimde yeni oluşacak şirket içinde en önemli nokta olacak. Pastayı büyüteceğiz. Pastanın büyüdüğü yerde daha çok acente olacak ve acenteler daha çok kazanacak.”

Birleşme Mart sonu tamamlanır

Sönmez, SPK kurallarına ve uluslararası denetleme değerleme standartlarına uygun bir süreç götürdüklerini belirterek, birleşme yapılanması hakkında da şu bilgileri verdi: “Uluslararası değerleme standartlarına göre ve uluslararası danışmanlarımız ve kamunun en önemli danışmanının ve hukuk danışmanlarının hep beraber rol aldığı bir süreçten bahsediyorum. Hedefimiz 1 çeyreğin sonunda yani mart sonunda birleşmeyi tamamlamak. Varlık Fonu’nun altında bir Sigorta Holding’i olacak. Bu holdingin altında da bir Hayat Emeklilik ve bir de Elementer şirket olacak. Ortada ortak hizmetlerin paylaşıldığı bir yapı olacak.”

Sönmez, Varlık Fonu’nun kuruluş kanunundan gelen bazı avantajları olduğunu belirterek, “Varlık Fonu SPK mevzuatından muaf. Yani bir çağrı yükümlülüğü doğmuyor. Bu anlamda spekülatif hisse hareketlerinin oluşmasını önlemek için de bu açıklamayı Cuma akşamı yaptık.

Yeni kadrolara ihtiyaç olacak

Büyüyecek yapıda birçok şeye ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Zafer Sönmez, “Bir yılda gördüğümüz büyüyen bir Varlık Fonu’nda departmanlar oluşuyor. Yeni ihtiyaçlar oluşuyor ve kadro genişliyor. Sigorta örneğine gelirsek şu an sigorta şirketlerimizin bankasürans anlaşması yok. Bu birleşme ile temelini iyi oturtalım bir bankasürans yapısı olacak. Çünkü dünyada baktığımızda sadece acente yapısı ile çalışan bir sigorta sektörü yok. Bankasürans sözleşmesi var. Bizim burada yaptığımız yapı esasında dünya pratiğine geçiriyoruz. Sigorta şirketleri bankaların iştiraki olmaktan çıkıyor. Olaya çalışanlarla ilgili bakacak olursak sadece elementer tarafından kamuda çalışan 1023 kişi var. Sektörde faaliyet gösteren ve bizim birleşme sonrası oranımızın bile altında kalan şirketlerde daha çok eleman çalışıyor. Bu ne demek esasında daha ilk günden elemana ihtiyacımız var”

Atilla Benli de, Güneş, Ziraat ve Halk Sigorta’nın birleşmesinden oluşacak yapının1023 çalışana ulaşacağını ve pazar payında da yüzde 12’nin üzerinde bir oran ile liderlik koltuğuna oturacağını söyledi. Benli, “Sektörün üst sıralarında yer alan diğer şirketlerin çalışan sayılarına baktığınızda birleşmeden dolayı çalışanlar açısından endişe edilecek bir durum olmadığı anlaşılacaktır. Şuanda lider olan şirketin çalışan sayısı 1600, ikincisinin ise 1260 civarı” dedi.

(Sigorta Medya)