Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Türker Gürsoy, SEDDK olarak sermaye yeterliliğinin de ötesinde kurumsal yeterlilik kavramını önemsedikleri, sigortalıları ve piyasa disiplinini korumak yönünde çalışarak sektörün destekçisi olmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

 

Türkiye Sigorta Tatbikatçıları Derneği tarafından 12’ncisi düzenlenen “Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı” bu yıl sosyal mesafe koşulları nedeniyle internet vasıtasıyla uzaktan yapıldı. “Sigortacılıkta Büyüme Fırsatları ve Yeni Düzende Çalışma Hayatı” başlığıyla düzenlenen konferansın açılış konuşmasını yapan Türkiye Sigorta Tatbikatçıları Derneği Başkanı Fahri Altıngöz, sigortacılığın büyüme potansiyelinden bahsederek, dünyada hayat dışı üretiminin Türkiye’nin üç katı, hayat sigortaları ve özel emekliliğin ise çok daha fazla olduğunu söyledi ve potansiyelin üzerinde durdu.

Daha sonra söz alan Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı ise, BES ve otomatik katılımda iyi bir büyüme sergilediğini söyleyerek, “Katılım sigortacılığı da önemli fırsatlar barındırıyor. BES’te fon değişikliği artık daha çok yapılıyor. Buraya ilginin arttığı muhakkak. Türkiye’de kredi mevduat oranı yüzde 110. Sendikasyon kredileri kırılgan ve maliyetli. Bu yüzden sigortacılık burada da potansiyel barındırıyor. SEDDK ve Türk Re’nin kurulması, kamu sigorta şirketlerinin birleşmesi sigortacılığa katkı sağlayacak” dedi.

18 yaş altında 22 milyon potansiyel

Beş yılda en hızlı dijitalleşecek sektörlerin başında sigortacılığın geldiğini ileri süren Obalı, şöyle devam etti: “Sağlık sigortasında açık rıza kısıtının giderilmesi bu branşta büyümeyi hızlandırır. BES’te ise 18 yaşından küçükler 22 milyon kişilik bir potansiyel barındırıyor. Reasürans piyasalarında salgın hastalıkların istisna bırakılması ihtimali söz konusu. İşsizlik, iş kaybı, kâr kaybı, siber sigortalar pandemi sonrası büyüme görülecek ürünler olacak. Dijitalleşme operasyon ve hasar ve ekspertiz süreçlerinde çok faydalı. Pandemi de bu gelişimi tetikledi. Çalışanların dijital okur yazarlığının hızlandırılması gerekliliği de aşikar. Müşteri de klasikten dijitale dönüyor. Örneğin, ucuz olacaksa sensör taktırırım diyor. Dünyada müşterilerin yüzde 70’i araştırmayı internetten yapıyor ve dörtte biri dijitalden alıyor. Türkiye’de ise satış oranı yüzde 3. Acenteye her zaman ihtiyaç duyulacak, iyi yetişmiş insan gücüne satış kanalı olarak özellikle kompleks ürünlerde her zaman ihtiyaç var.”

Kaliteli büyüme

TSB Başkanı Atilla Benli ise, önemli olanın istikrarlı ve sürdürülebilir büyüme olduğunu söyleyerek, niteliğin de son derece önemli olduğunu vurguladı. Benli şöyle devam etti: “Bankacılık dışı finans sektörünü ve sigortacılığı büyütmek için Kamunun desteğini de arkamızda hissediyoruz. Mevduat- kredi modeli kırılganlıklar içeriyor ve dünyadaki uygulamalarda sigortacılığın büyütülerek kırılganlığın geride bırakıldığını görüyoruz. AB’de sigortacılığın GSMH’ye oranı yüzde 72, bizdeyse yüzde 5. Yani sektörün neden büyümesi gerektiği ortada. Büyük projelerin fonlanması hususunda sektör olarak en önemli sıralarda olacağız. Farkındalık ve penetrasyonu arttırmanın önemini de vurguluyoruz. YEP’te de yer alan tasarrufların arttırılması ve bireysel tasarrufların sektörümüze gelmesi de öncelikli konular arasında yer alıyor. Tarım ve doğal afet sigortalarının kapsamının genişletilmesiyse hayat dışı sigortacılığın odakları arasında yer alacak. Katılım sigortacılığı alanında da önemli ödevlerimiz olduğunun bilincindeyiz. SEDDK’ya yapılan liyakat bazlı atamalar sektörümüzde olumlu yankı buldu. Türk Re’nin kurulması ise kapasiteyi arttırması ve esnek reasürans çözümleri sunmasıyla rekabet ortamı yaratıyor. Kamu sigorta şirketlerinin birleşmesiyle ülkemizdeki sigorta sektörünün küresel rekabette atılım yapması, ekonomideki payın arttırılması ve sektörün dinamik bir yapıya katkı sağlaması bakımından önem taşıyor.”

Önümüzdeki on yılda dijitalleşmesini tamamlamamış şirketleri zor günler beklediğini belirterek sözlerine devam eden Benli, “Çünkü yeni nesil müşteriler artık ürün ve hizmet sağlayanlarla anlık ve kolay iletişim halinde olmak istiyor. Bu da kalıpların değişmesine sebep oluyor. Kişiselleştirilmiş ürünler talep edecekler. Bireylerin yaşamlarına entegre olan sigorta ürünlerine talep artıyor” dedi.

Kurumsal yeterlilik perspektifi en önemli kriter

SEDDK Başkanı Türker Gürsoy, ise dijitalleşmenin sadece sektörün değil, SEDDK’nın da kurumsal yapısını dönüştürüp geliştirdiğini söyledi. Denetim faaliyetlerinin öncelikli şekilde uzaktan planlandığını belirten Gürsoy şöyle devam etti: “Önemli projeler başlatıldı ve devam ediyor. SEDDK olarak sermaye yeterliliğinin de ötesinde kurumsal yeterlilik kavramını önemsiyoruz. Büyümenin kalitesine Atilla Bey de vurgu yaptı. Tamamıyla katılıyorum, büyümenin sürdürülebilirliği çok önemli. Bu yüzden kurumsal yeterlilik perspektifi en önemli kriter. Sektörün insanlarımıza katkı yapması en önemli unsur. Bu unsurun iyi yönetilmesi gerekiyor. Bunların başında beşeri sermaye, maddi ve teknoloji sermaye geliyor. Bunlar kadar önemli olan süreç yönetimi de var. Maddi sermaye zaten ana işlevimiz. Bu anlamda uluslararası standartlarla uyum önemli gündem maddesi. Sektörün insan kaynağının gelişimine de hep birlikte yapacağımız katkılar var. Bilgi teknolojisi yönetimini kurumsal yönetimden ayırmak imkansız. Bu yüzden uluslararası kabul görmüş uygulamaları hayata geçirmek için gerekli düzenlemeleri yapıp sizlerle paylaşacağız” dedi. Davranışsal modeller ve nesnelerin interneti gibi çözümlerin daha etkin hale getirilmesini önemsediklerinin altını çizen Gürsoy, “Mesafeli satış sözleşmelerini de inceliyoruz. SEDDK olarak sigortalıları ve piyasa disiplinini korumak yönünde çalışarak sektörün destekçisi olmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken tüm paydaşların ve TSB’nin bizim için çok kıymetli oluğunun altını çizmek isteriz” dedi.

Tarımda önemli potansiyel

Potansiyeli gerçekleştirmek için zorunlu ve araç dışındaki ürünleri büyütmek gerektiğini de vurgulayan Gürsoy, “Bu nedenle gerekli mevzuat çalışmalarını yapıyoruz. Tarım sigortaları, tamamlayıcı emeklilik ve finansal sigortalarda büyüme potansiyeli olduğunu görüyoruz. 137 milyon dekar sigortalı alanın 26 milyon dekarı sigortalı. Yani penetrasyon yüzde 18. Burada ciddi potansiyel var” diye konuştu.

Türker Gürsoy, SEDDK olarak sektörü dinlemeye özen göstereceklerini söyleyerek, iletişim ve işbirliğinin temel yaklaşım olacağını belirterek sözlerini noktaladı.