Tecrübe dilimizde bazı kelimelerde de olduğu gibi anlamını çok derinden sorgulamadan düşünmeden kullandığımız bir kelimedir. Aslında anlamı çok derin ve geniştir.

Bazıları tecrübeyi yaşanan süre olarak belirler. Örneğin “20 yıllık çok tecrübeli bir pilot”. Yada “30 yıllık doktor çok tecrübeli!” gibi.

Bazıları ise tecrübeyi yaşanan olayların sayısı ile belirler. Örneğin “çok tecrübeli bir doktor tam 1.000  tane ameliyat yapmış” veya “Çok tecrübeli bir pilot 2.000 saat uçmuş” vb.

Ban sorarsanız doğrusu yaşanan olaylardır tecrübe. 20 yıl doktorluk yapıp hiçbir önemli olay yasamamış hiçbir operasyona katılmamış bir doktor sadece geçirdiği süre ile tecrübeli olamaz.

Yada hiç kötü hava şartlarında uçmamış, hiç zorunlu iniş yapmamış, hatta simülatöre bile girmemiş 20 yıllık bir pilot nasıl tecrübeli olabilir?

İşte bu nedenle yaşanan deneyimler tecrübeyi oluşturur. Tecrübe teorik bir kavram değildir. Pratik içerir.

Bundan niye bahsettim? Yazılarımda zaman zaman gerçek ve güncel hayatta yaşadığım mesleğimle ilgili konuları ve olayları küçük büyük bakmadan paylaşıyorum ve bunların her birisinin geleceği şekillendirmede bir küçük ışık olacağını düşünerek paylaşıyorum.

Marsh Brokerlik’ten ayrılınca şirketin yaptırdığı gurup sağlık sigortasında ayrılıp bireysel sigortaya dönmek için müracaat ettim. Geçmiş sağlık kayıtlarımı isteyip aldığımda, listede çok tehlikeli ölümcül bir hastalığım olduğunu gördüm. O anda nasıl korktuğumu, nasıl heyecanlanıp üzüldüğümü anlatamam. Dünyam karardı sanki. Hayatımın en güzel döneminde hayatım sona mı eriyordu. Gözümden yaşların akmasına mani olamıyordum.

Hemen ilgili hastanelerden birisine koştum, tanıyı koyan doktorun kayıtlarını istedim. “Dosyanızda sadece bir sinüs tomografisi ve kan tahlilileri var başka bir şey yok” dediler. Bunun üzerine doktoru aradım, tam olarak hatırlamasa da “ben böyle bir tanı yazmamışımdır” dedi.  Oradan hemen ikinci hastaneye koştum. Orada daha şanslıydım. Hem kayıtları hem doktoru buldum. Oradaki tanı belgesinde aynı hastalık daha zararsız bir isimle yazıyordu. Doktor gayet rahat birazda küstah bir tavırla “bu tanı doğrudur bir bu hastalığın her türlüsünü bu kodla kayıtlarımıza gireriz” dedi. Doktorla daha fazla tartışmamak için kayıtları alıp kendi özel doktoruma gittim. Durumu anlatıp bana hemen gereken tetkikleri yapmasını rica ettim. 20 yıllık doktorum olduğu için oda şaşırdı ve inanamadı. Her türlü tetkik ve incelemeleri birkaç gün içerisinde yaptırdım ve sonuçları ile doktoruma gittim. Hiç bir şeyin yok taş gibi sağlamsın deyince bu defa da mutluluk gözyaşlarımı tutamadım.

Sağlık kurumları tarafında bir sorun olmadığını görünce bu defa sigorta kuruluşları tarafına yönelttim araştırmalarımı. Uzun görüşmeler den sonra sigorta şirketi görevlisinin hastalık kaydını sisteme girerken yanlış kodla girdiği ve benim o günkü hastalığımın yanlış isimle sağlık kayıtlarıma işlendiği tespit edildi ve kayıtların düzeltileceği belirtildi.

Bu yaşanan tecrübeden çıkarılacak sonuçlar ve dersler nelerdir;

  • Bu kötü haberi alıp üzüntüden kalp krizi geçirebilir veya hayatıma son verebilirdim,
  • Bana bu teşhisi koyup bilgi vermeyen doktoru incitebilir suç işleyebilirdim,
  • Belki gerçek hastalığımın tedavisini bu yüzden yapmamış olabilirdim,
  • Sağlık kaydıma ciddi ve sigorta olmamı zorlaştıran bir verinin girmiş olmasının zorluğunu yaşayacaktım,
  • Sigortamı yaptırsam bile yüksek muafiyet ve pahalı fiyatla yaptırmış olacaktım.
  • Sigorta şirketi böyle bir riski olduğunu sandığı için hesaplarında ona göre rezerv oluşturacak veya reasürans teminatı satın alacaktı,
  • Bu konunun duyulması ile ailemin, dostlarımın çok üzülmesine neden olacaktım.

Neler yapılmalı;

  • Sigorta şirketlerinde sağlık kayıtlarını oluşturan personelin sürekli eğitilmesi,
  • Personelin sisteme girdiği bilgide ki önemli bir veri ile ilgili sistemin uyarı vermesi ve başka bir yetkilinin de bu veriyi kontrol etmesinin sağlanması,
  • Sağlık kuruluşları ile hastalıklar, tanıları ve sistem kodları ile ilgili sıkı bir koordinasyon ve mutabakat içerisinde bulunulması,
  • Bu tür aksaklıkların hasta sigortalıya fazla hissettirilmeden sessiz ve kolay yoldan çözümlenmesini sağlayacak çözüm birimleri oluşturulması.

Güvene dayalı bir hizmet olan sigortacılıkta hizmetin mümkünse “sıfır” hata ile verilmesi sigortalılık bilincinin ve sigortalı kişi sayısının artması için çok önemlidir. Sigortacılığın gelişmesi için bu küçük tecrübelerin yararlı olması dileği ile sevgiler sunarım.